Grubumuzla İlgili haberler - Duyurular

Basından Haberler

DUYURU

Hürriyet Gazetesi - 30 Ekim 2014-Haberi

Remo Ağır Makina üretime başladı

İZMİR’in hızlı büyüyen organize sanayi bölgeleri arasında yer alan Bağyurdu OSB’de, Remo Ağır Makina da, üretime başladı.

GSW ve GTE şirketleri ile Almanya’da Leopar tanklarının ana gövdesi başta olmak üzere, ağırlığı savunma sanayisine yönelik zırh ve ağır makine parçaları üreten işadamı Remzi Şimşek, Almanya’daki üretiminin bir kısmını Remo Makine ile İzmir’e kaydırdı. Şimşek, istihdam sağlamanın yanında güncel ve öncü teknolojileri gençlere yerinde uygulamalı olarak öğretmeyi amaçladıklarını söyledi. Bu sayede yetişmiş iş gücüne katkı sağlamayı da arzuladıklarını anlatan Şimşek Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Remzi Şimşek, “Hedefimiz, üretim kalitemizi her geçen gün arttırarak, istihdam yaratmak, ülke ekonomisine katkı sağlamak ve tüm dünyaya ihracat yapan bir firma olmaktır” dedi.

Haberin orjinali görmek için tıklayın

TC.İZMİR VALİLİĞİ -VALİLİK HABERLERİ

REMO AĞIR MAKİNE SANAYİ BAĞYURDU OSB’DE AÇILDI

Temelleri 2013 yılında atılmış olan ve 10.000 m2’lik alana kurularak Alman teknolojisi ve disiplini ile ağır makine sanayi sektöründe tasarım, projelendirme ve üretimin tüm adımlarını tek noktadan yürütecek olan REMO Ağır Makine, Kemalpaşa Bağyurdu OSB’de İzmir Valisi Mustafa Toprak’ın katılımı ile gerçekleştirilen törenle hizmete girdi.

Törene Vali Toprak’ın yanı sıra, Manisa Milletvekili Op. Dr. Muzaffer Yurttaş, Kemalpaşa Kaymakamı Kamuran Taşbilek, Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif Uğurlu, Almanya Federal Cumhuriyeti İzmir Başkonsolosu Thomas Gerlach, Şimşek Grup Yönetim Kurulu Başkanı Remzi Şimşek, Bağyurdu OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fahrettin Selçik, Alman Thomas Geier ve Volksbank Kraichgau, diğer ilgililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Türkiye ağır metal işleme sektöründe yeni bir kapı aralayarak ülkemizin bu alandaki, teknoloji düzeyini bir çıta daha yükselterek dev sanayi ülkeleri ile eş bir konuma ulaştıracak ve bu alandaki dışa bağımlılık zorunluluğunu ortadan kaldıracak olan fabrika birçok kişiye istihdam sağlayarak ülke ekonomisine katkı sağlamakla birlikte, güncel ve öncü teknolojileri gençlerimize yerinde uygulamalı olarak öğreterek ülkemizde bu alanda yetişmiş is gücüne katkı sağlayacak.

BU HEYECANA BENDE ORTAK OLUYORUM

Vali Toprak yaptığı konuşmasında İzmir’in tarımsal üretimin yanında sanayi üretimine de hızlı bir şekilde geçtiğini vurgulayarak, bilimin sanayi ile buluşması teknolojik üretimin, artmasını sağlayacaktır. İşgücü olarak teknolojin kullanımı ile daha hızlı, sıfır hata ile üretime geçmiş olacağız dedi. Vali Toprak konuşmasında şu cümlelere yer verdi. “Bugün bende çok heyecanlıyım. Çünkü bu heyecan ülkemiz adına dünya adına bir şeyler üretebiliyorsak, insanları memnun edebiliyorsak, istihdam oluşturabiliyorsak, bir takım hedefleri gerçekleştirebiliyorsak, sonuç itibariyle insanlığa katkıda bulunabiliyorsak, hepimiz mutlu oluyoruz. Onun için bugün burada birazdan açılışı yapılacak olan bu güzel yatırımda bu manada aynı hedefle yapılan iyi bir yatırım. Ben öncelikle Şimşek ailesi adına Remzi Şimşek Bey’i tebrik ve teşekkür ediyorum.

BAĞYURDU OSB KENDİ YAĞINDA KAVRULAN BİR OSB

İçinde bulunduğumuz Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesine (OSB) kendi kurucuları olan kendi yağında kavrulan, mükemmel bir şekilde yapılan altyapısı oluşturulan ve sorunsuz bir Organize Sanayi Bölgesi. Dolayısıyla Bağyurdu OSB’miz adına da teşekkür ediyorum. Çünkü hakikaten Remzi Bey gibi önemli ve yüksek teknoloji üreten bir yatırımcı için yer tahsisisin de bulunmuşsunuz. Sizleri de tebrik ediyorum.

İZMİR ÖNEMLİ BİR KAVŞAK HALİNE GELİYOR

Hakikaten İzmir, Manisa önemli bir kavşak haline geliyor. Bir taraftan Ankara İzmir yüksek hızlı tren çalışmaları, bir taraftan yapımı devam eden İstanbul İzmir otobanına çok yakın bir noktada bulunması, içinde bulunduğumuz Bağyurdu OSB’miz açısından önemli bir konu. Kısa bir zaman önce demir yolunun döşenmesi ve Kemalpaşa’da Lojistik Merkezin kurulması bu manada burada bulunan OSB’leri de değerlendiriyor. Dolayısıyla Lojisitk Merkezinde bitmesi ile birlikte iş dünyasının üretimlerini ucuz maliyetle ve bir değerle yurtdışına ya da yurdumuzun değişik noktalarına, limanlarına, önemli aktarma istasyonlarına, hızlı bir şekilde daha ucuza götürebilecek bir altyapı oluşturuluyor.

HER İKİ TARAF İÇİN DE YÜKSEK KAZANÇ

Onun için Remzi Bey bu manada buraya yatırım yaptığınız için teşekkür etmekle sizin de avantajlı bir noktaya yatırım yaptığınızı ifade etmek istiyorum. Ülkemizde son zamanlarda hakikaten Bakanlıklarımızın, Hükûmetimizin ve burada ki yerel yönetimlerin, meslek örgütlerimizin, herkesin ortak çalışmasıyla birlikte önemli değerler bütünü oluşuyor.

İzmir’e baktığımızda 13 tane OSB’miz var. Burada özellikle yurtdışından gelebilecek yabancı sermaye yatırımları içinde ideal bir yer olduğunu ifade etmek istiyorum. Gerek İzmir yanı başımızda Manisa hepsi ülkemiz adına bir değerdir. Onun için bu manada diğer yatırımcılara da örnek olmasını diliyorum. Bizim görevimiz her bir yatırımcımıza yol vermek, rehberlik etmek, önlerini açmaktır. Bu noktada burada ki temsilciler olarak bizim üzerimize her ne görev düşüyorsa bunu da yapmaya hazırız ve yapmaya da kendi gayretlerimizle çalışıyoruz.

EGE ÜNİVERSİTEMİZİN TEKNOLOJİ MERKEZİ ÇOK ÖNEMLİ BİR MERKEZ

Son zamanlarda şunu da ifade etmek lazım. Sabah Ege Üniversitemizin teknoloji merkezinin açılısına katıldık. Çok önemli bir merkez. Baktığımızda araştırma geliştirme yenilikçi projeler, bilimsel çalışmaların, altyapısının kurulması ve yüksek katma değerli ürünlerin üretilmesinde de fırsat vermek lazım. Belki şu an içinde bulunduğumuz bu fabrika, yüksek teknoloji üreten, biraz daha emek yoğun değil de teknoloji yoğun bir nokta ama bir taraftan bazı işletmeler emek yoğun şekilde devam ediyor. Ama esas hedef bilgiyi ve bilgiyle birlikte üretim ilişkisini iyi bir noktaya getirebilmektir. Bu da araştırma geliştirme faaliyetleri ve bu manada ki yenilikçi projeleri, kuluçka merkezlerini, kümeleneme çalışmalarını desteklemekten geçiyor. Onun için artık toplumumuz tarım toplumu oldu, şimdi de tarımdan sanayiye geçti.

BUGÜN DÜNYADA BİLGİ TOPLUMU İLE YAŞIYORUZ

Bugün dünyada bilgi toplumu ile yaşıyoruz. Onun için bilgi toplumu yüksek katma değerli teknolojiye önem veren ve her şeyden öte bu üretimi yapabilecek beşeri sermaye, insani yetkinliğinde yetiştirilmesi. Onun için teknoloji merkezleri çok önemli.

İZKA olarak ta Bağyurdu OSB’ye destek verdik ve açılışını da yaptık. Onun için devletimiz adına, milletimiz adına gururluyuz. Bu fabrika açıldığında şüphesiz ki buranın ihtiyacı olan teknik elemanları hazırlamak gerekiyor. Mesleki eğitim merkezide bu manada önemli bir katkı sağlayacaktır.

GÖNÜL BİRLİĞİMİZİ KURDUK

Ben, öncelikle Almanya’dan gelen misafirlerimize çok teşekkür etmek istiyorum. Sizler, Şimşek gruba güvendiniz. Bizlerde güveniyoruz. Aradaki gönül birliği kurulmuş vaziyette. Değerli Remzi Bey, aileniz adına teşekkür ediyorum. Yolunuz açık olsun, düşeceğiniz sıkıntı içerisinde devletimizin bir temsilcisi olarak birlikte, sizlerin önünü açmak için gayret edeceğimizi ifade etmek istiyorum. Bu eserin hayırlara vesile olmasını dileyerek saygıyla, hürmetle selamlıyorum” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından kurdeleyi kesen Vali Toprak ve beraberindekiler fabrikayı gezerek, üretim alanı hakkında ilgililerden bilgiler aldı.
Haberin orjinali görmek için tıklayın

İş Dünyası Haberleri / Magazin - İzmir

BAYOSB’DE Açılış Coşkusu
27 EKİM 2014 Pazartesi, 13:52

İzmir’in son dönemde en hızlı büyüyen organize sanayi bölgeleri arasında yer alan ve ilk etap altyapısını tamamlayan Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi (BAYOSB) bir fabrikanın daha üretime geçmesinin coşkusunu yaşıyor.

Yıl sonuna kadar yaklaşık 10 fabrikanın üretime geçmesinin beklendiği bölgede, Remo Ağır Makina’da resmi açılışını yaparak üretime başladı. Fabrikanın açılış kurdelasını İzmir Valisi Mustafa Toprak ile birlikte Kemalpaşa Kaymakamı Kamuran Taşbilek, Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif Uğurlu, Ak Parti Manisa Milletvekili Dr.Muzaffer Yurttaş, BAYOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fahrettin Selçik, İzmir Almanya Başkonsolosu Thomas Gerlach kesti.

BAYOSB’ye Teşekkür

Törende konuşan İzmir Valisi Mustafa Toprak, bölgede kurulan bir fabrikanın daha açılışını yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Şimşek Grup Yönetim Kurulu Başkanı Remzi Şimşek’in Almanya’daki birikimini Türkiye’ye getirerek, burada yatırım yapmasından dolayı son derece mutlu olduğunu ifade eden Toprak, şöyle konuştu. “Bende çok heyecanlıyım. Çünkü bu heyecan Ülkemiz adına, dünya adına, bir şeyler üretiliyorsa, insanları memnun edebiliyorsak, istihdam oluşturabiliyorsak, bir takım hedefleri gerçekleştirebiliyorsak, sonuç itibari ile insanlığa katkıda bulunabiliyorsak hepimiz mutlu oluyoruz. Onun için, bugün burada açılışını yapacağımız bu güzel yatırımda, o hedefte yapılan iyi bir yatırım. İçinde bulunduğumuz Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi’de, kendi kurucuları olan, kendi yağıyla kavrulan ve mükemmel bir şekilde yapılan, alt yapısı oluşturulmuş sorunsuz bir OSB. Böylesine ileri teknoloji üreten bir işletmeye yer tahsisi sağlayan BAYOSB yönetimine de teşekkür ediyorum.”

Kendi Kendini Yöneten Bir OSB’yiz

Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi (BAYOSB) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fahrettin Selçik ise, firmanın yatırım için Bölgelerini seçmelerinin memnuyet verici olduğunu söyledi. BAYOSB’nin kendi kendini yöneten ve 100 sanayicinin ortak birlikteliği ile kurulan bir OSB olduğunu vurgulayan Selçik, “Açılışını yaptığımız REMO Ağır Makine Türkiye’den ayrılarak, Almanya’da oluşturulan birikimini ülkemizde böyle bir tesise dönüştürerek Bölgemize yatırım yapması bizim için gurur ve onur kaynağı olmuştur. Yatırım için Bölgemizi seçen Şimşek Grup Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Remzi Şimşek’e bölgemize ve bizlere duyduğu güven sebebi ile teşekkür ediyorum.”

2. Etap Altyapı

Bölgelerinde ilk etap alt yapı çalışmalarının tamamlandığını ve 2. Etap altyapı çalışmalarına başlandığını ifade eden Selçik, “İlk bölümde 42 sanayiciye fabrika yeri sağlayacak bir yapıyı oluşturduk. İçinde İZKA destekli Mesleki Eğitim Merkezi’ni barından, elektrik, su, doğalgaz ve altyapısını sanayicinin ayağına getiren ve aynı zamanda kendi kendini yöneten bir OSB modeliyiz. Bölgemizi en kısa sürede fabrikalarla donatarak ülke ekonomisine daha çok katma değer yaratmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Hedefimiz İstihdam Sağlamak

Şimşek Grup Yönetim Kurulu Başkanı Remzi Şimşek de REMO Ağır Makine A.Ş.’nin, bir çok kişiye istihdam sağlamak ile birlikte, güncel ve öncü teknolojileri gençlerimize yerinde uygulamalı olarak öğretmeyi amaçladıklarını söyledi. Bu sayede yetişmiş iş gücüne katkı sağlamayı da arzuladıklarını anlatan Şimşek, “Hedefimiz, üretim kalitemizi her geçen gün arttırarak, istihdam yaratmak, ülke ekonomisine katkı sağlamak ve tüm dünyaya ihracat yapan bir firma olmaktır” dedi.
Haberin orjinali görmek için tıklayın

SISAT Blog yazısı

Türkiye askeri ve diğer savunma alanlarındaki çoğu ihtiyacını kendi yerli üretim tesislerinde üretiyor. Kaynaklar, hammadde ve insan gücünün neredeyse tamamı iç piyasadan karşılanıyor. Ancak bu kadar efora ve ortaya çıkan ürünlere bakıldığında, hala bu alanda, dünyada tanınan ve her yönden bilinirliği olan markamız yok,

Savunma sanayimizin ürettiği bir çok araç ve gereç gayet kullanışlı ve sağlam olsa da, maalesef Türkiye bu alanda yeterince kulis faaliyetleri ve satış amaçlı pazarlama faaliyetleri yapamıyor. Bu ürünlerin tasarım, hammadde temini ve üretim aşamasına kadar görev yapan farklı sanayi kollarında iş yapan firmalar, sadece kendilerine verilen iş bölümünün kendilerini ilgilendiren kısmı ile ilgilendikleri için, her hangi yeni bir ürün yada mevcut ürün parçasının geliştirilmesi ile ilgili AR-GE çalışması yapmıyor. Her parçanın birbirinden bağımsız firmalara yaptırıldığı iş modelinde, hem güvenlik hem de sürekli aynı parça üzerinde çalışılması sonucunda hata yapılma ihtimalinin en aza indirilmesi yönünde yarar var. Ancak bir F-35 uçağının iniş takımlarının bir kaç parçasını, kameralarının bir kaç optik parçasını vs. yapıyorsanız gerçekte dünya çapında marka olmuş bir şirketin, iş verdiği ara sanayi ülkesi olmaktan öteye gidemiyorsunuz. Çünkü onlarca ülkede yaptırılan parçalar, en son markanın olduğu ülkede bir Lego gibi birleştirilip yüksek karlar ile üretime katkı yapan ülkeler de dahil başka ülkelere satılıyor.

Amerika’nın, Almanya’nın yada başka bir marka sahibi gelişmiş ülkenin silahını yada savunma aracının bir yada bir kaç parçasını yaptığınızda o üründen sizin pek de bir kazancınız olmuyor. Yani aç bırakmıyor ama yaşatıyor tarzında bir iş modelini gelişmiş ülkelerin, gelişmemiş ülkelere uygulaması gayet normal. Gücünü korumak için, iş yaptırdıklarını, sürekli kendisine muhtaç bırakmak zorunda.

Ancak ülke içinde devlet bu modeli, kendi yerli sanayicisine uyguladığında kendi kuyusunu kazmaya başlıyor. Elbette otonom-gelişmiş bir silahın yada teknolojik aracın tüm parçalarını yalnızca bir yada iki firmanın üretmesi şu anda pek de mümkün değil. Bunu herkes biliyor. Öyleyse devlet bu iş modelini uygularken kendi kuyusunu kazmak adına, nerede hata yapıyor?

Gerçekten de dünya çapında teknolojik, güvenilir ve bilinen bir savunma sanayi ürününü yapabilir miyiz?

Olmazsa olmaz: Yeterlilik ve Uzmanlık.

Bir tankın yada zırhlı bir aracın yalnızca şasesini üreten bir firmanın bir kaç bilim dalı ile birlikte, malzeme bilimine de hakimiyeti olmalıdır. İş veren, kullanılacak çeliğin özelliklerini, ne oranda kullanacağını firmaya proje aşamasında söyleyebilir. Yarı işlenmiş hazır çelik, eğme, bükme alıştırma ve birleştirme, kaynatma, revize edip toparlama aşamalarında onlarca farklı işlemden geçer. Bu işlemleri yapan firma yukarıda olmazsa olmaz kriterlerin birine dahi hakim değilse, sonradan toparlanmış ve hizmet gören bir zırhlı araç, kendiliğinden kaynak-birleştirme yerlerinden dağılabilir. Bir mayın patlaması yada roket saldırısı sonrasında bütünlüğünü korumayarak parçalanır yada delinir. Çünkü çeliğin firmada işlenme aşamalarında yanlış ısılar altında işlem yapılmış yada maruz kalmaması gereken ısılara maruz bırakılarak zayıflatılmıştır. Yani çelik işlenirken salla pati çalışılmış, uzman olmayan çalışanlara iş yaptırılmış, her aşama denetlenmeden geçiştirilmiştir.

Bu tür örnekler ülkemizde fazlasıyla çoğaltılabilir. Maalesef İş güvenliği, iş disiplini gibi temel konularda sabıkalı bir karnemiz var.

Bu yazıyı okurken, gerçekten de tüm kurallara uygun nezih firmalarımızın olduğunu düşünebilirsiniz. Elbette vardır. Sonuçta Afrika ülkesi değiliz. Hatta çoğu konuda dünyadaki tüm milletlerden yüksek bir pratik zekaya sahip bir milletiz. Ama maalesef bu pratik zekayı çoğunlukla dürüstlük ve gelişim için kullanmıyoruz. Belki bir Akdeniz ve Karadeniz ülkesi coğrafyasına has insanlara mahsus bir karakterimiz var. Sabırsız, dikkatsiz, biraz tembel, çokça kestirme yollara başvuran bir milletiz.

Bir aracın üretimine örnek olarak 15 farklı firma katkı sağlıyorsa, bir tanesinin hatası, tüm bütünü olumsuz yönde etkileyecektir. Bu yüzden devletin bu işlerini, firmalara ihale eden yetkililerine büyük sorumluluk düşüyor. İşlerin, eş dost kayırmadan yapılması gerektiğini hatırlatmak istemiyoruz. Zaten dürüst, hak ve hukuku gözeten, haramı helali bilen her insan, bunun ne kadar kabul edilemez bir yanlış olduğunu bilir.

Devlet bu işleri verdiği firmaları sürekli denetlemeli ve gözetim altında tutmalıdır. Bu iş aynı şuna benzer, eşiniz çok sorunlu bir doğum yapacak. Yakınınızda tam teşkilatlı bir doğum hastanesi varken, ebelik sertifikası bile olmayan, tanıdığınız bir komşu kadına eşinizi teslim eder misiniz? Her iki hatanın da sonucunda yüksek ölüm riski, yaralanma, üzüntü, acı… Her olumsuzluk mevcut.

Devletin iş verdiği firmalar yeterince yetkin de olabilir. İşler tıkır tıkır da ilerleyebilir. Ama sadece işi veren devlet ve işi alan firma yönünden bu mutlu ve mesut günler geçerlidir. Sürekli aynı firmaya iş verildiğinde, o firma zamanla şişer ve işi veren patronu yani devleti iplememeye başlar. Çünkü o kadar güçlenmiştir ki, aynı sektörde iş yapan küçük firmaları yutmaya başlar, piyasada tekel olmaya çalışır.

füzeler, tanklar üretilir devlet memnundur. Sürekli ihale alan firmalar iş sırasında kullanılan işçilik, sarf malzemeleri vs. tüm kalemleri artık piyasadan daha ucuza almak, daha çok kar etmek için malzeme tedarikçilerine, iş gücüne baskı yapar. Çünkü artık piyasa fiyatlarını belirleyen firmalar devlet eliyle şişirilmiştir. Bu yüzden devlet olarak sürekli alternatif firmalar hali hazırda bulunmalı ve iş, bu firmalar arasında dağıtılmalıdır. Devlet bir babadır. Bir baba asla diğer çocuklarından kısıp, bir çocuğunun semirmesine müsaade etmez.

Yurtdışında kendi alanlarında başarılı olmuş, teknolojiyi ve yenilikleri yakından izleyen, kendini mükemmele yakın geliştirmiş çok değerli iş insanlarımız var. Bunlardan biri hepimizin bildiği Covid virüsü salgını sırasında Biontech isimli biyolojik araştırma şirketinin Türk kurucuları ve bilim insanları.

Bu makalenin konusu ile ilgili iş kolunda yani her türlü savunma sistemi, zırhlı araçlar, füzeler roketler gibi çelikten yada başka metalden işlenebilecek ne varsa, tümü hakkında kendi alanında Almanya gibi sanayi devi bir ülkede dahi söz sahibi, saygı duyulan bir Türk iş insanı Remzi ŞİMŞEK’in sahibi olduğu şirketler gurubunun, Türkiye’deki yatırımı Remo Ağır Makine Sanayi şirketi.

Bu değerli insanın ülkesi adına, kazanç gözetmeksizin yaptığı milyonlarca Euroluk yatırımının içinde bir kaç dev teknoloji şirketi, dünyanın en uzun parçalarını işleyebilme kabiliyetine sahip en büyük CNC makineleri, Almanları hayran bırakan iş disiplini, dürüstlüğü ve bilgi birikimi var.

Devlet, adını andığımız yada anmadığımız bir çok isimsiz kahramanın elinden tutmalı ve henüz ülkeye gelmemiş yada gelmek isteyen bu tür insanları Türkiye’ye getirmek için tüm imkanlarını kullanmalıdır. İş insanı, doktor, sanatçı… Hiç bir değerimizi ayırmadan, menfaat gözetmeden… Nasıl ülkeden kaçırılmış küçük bir tarihi eseri ülkeye geri getirmek için uğraşıyorsak, yetişmiş insanlarımız da, bizim ve neslimizin en büyük değerleridir.

Bu yazıyı özellikle bu tarihe denk getirmek istedik. Şimdi cephe savaşları yok. Teknoloji VE bilim savaşları var. Ülkeler başka ülkeleri teknolojileri ile işgal ediyor. Uzaydan yönlendirilen bir lazer silahına, yada atmosfer dışındaki sinyal karıştırıcı bir cihaza hangi tankınız yada füzeniz etki edebilir ki? Sıcaktan bunalan Adanalı gibi (Adanalılara selam olsun) güneşe kurşun sıkıp da kendimize milleti güldürmeyelim.

Ülkece, Milletçe sağlıklı ve esen kalalım.

Silahalsat.com

Yazının orijinali görmek için tıklayın.

Almanya’da kurduğu GSW ile İzmir’de zırh üretimi yapacak

İZMİR – GSW ve GTE şirketleri ile Almanya’da Leopar tanklarının ana gövdesi başta olmak üzere, ağırlığı savunma sanayisine yönelik zırh ve ağır makine parçaları üreten işadamı Remzi Şimşek, İzmir’de Bağyurdu OSB’de fabrika kuruyor. Türkiye’deki faaliyetlerini Remo Ağır Makine Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ile sürdürecek olan Şimşek, Almanya’daki üretiminin bir kısmını buraya kaydıracak.

GSW, ağır sanayi makineleri için parça ve savunma sanayine yönelik yan sanayi ürünleri üretiyor. Almanya’nın efsane tankı Leopar’ın zırh kısmını da oluşturan ana gövdesinin tamamını GSW yapıyor. Şimşek’in diğer şirketi GTE ise malzeme tedariği, kaynak ve ışıl işlemlerini yapıyor ve parçayı kütle halinde işlenmeye hazır hale getiriyor.

GSW, Almanya’nın pres devi Diffenbacher firmasının ürettiği ağır tonajlı pres makinelerinin, ağır yük taşıyıcı makinelerin ve mayın tarama araçlarının ana gövdelerini üretiyor. Alanında yine dünya devi olan ve dünyada savunma sanayi ihalelerinden en çok pay alan şirketlerden Krausmafai’nin en büyük yan sanayi firması da GSW.

Almanya’dan 12 TIR makine getirdi

Remzi Şimşek’in, Stutgart’ta bulunan GSW ve GTE şirketleri ile 3 fabrika işlettiğini belirten Remo Ağır Makine Sanayi Genel Koordinatörü Abdullah Kasap, Eylül 2012’de Türkiye’de yatırıma karar verildiğini ve yatırım için Bursa ile Trakya üzerinde durulurken, İzmir’de karar kılındığını söyledi. Kasap, 31 Aralık 2012 tarihinde de Bağyurdu OSB’de 10 binmetrekarelik arsa satın alınarak inşaata başlandığını belirtti.

Abdullah Kasap, fabrikanın Ocak 2014’te üretime başlayacaklarını belirterek, “Yatırım 15 milyon TL’yi buldu. Almanya’dan 12 TIR’la makineleri getirdik. İlk etapta proje bazında ağır makine sanayisine yönelik üretimler yapılacak. Remo Ağır Makine Sanayi, Türkiye’de zırhlı araçlar başta olmak üzere savunma sanayisinin yerlileştirilmesinde önemli bir misyon üstlenecek. Bir süre sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacı için üretilecek zırhlı araçların ve mühimmatın üretiminde rol almak istiyoruz” diye konuştu.

Kasap, şöyle devam etti: “Birinci hedefimiz üretim konumuz olan ürünlerde Türkiye’nin yaptığı ithalatı önlemek. Savunma sanayine yönelik projelerle ilgileniyoruz. Mayın tarama araçları, füze, silah, tank gövdeleri, F16’ların attığı füzelerin gövdeleri, bu ürünlerin tamamını biz üretebiliyoruz. Savunma Bakanlığı ile bu konularda görüşmelerimiz var. Şartları karşılayıp gerekli izinleri aldıktan sonra bu alanda atağa geçeceğiz.”

Zimmermann’ın Türkiye’deki üssü oldu

Abdullah Kasap, Zimmermann’ın dünyanın en büyük CNC portal freze makineleri üreticisi olduğunu, bu Alman devini Türkiye’de yatırım yapmaya ikna ettiklerini söyledi. Kasap, şu bilgileri verdi: “İlk aşamada bizim Bağyurdu OSB’deki fabrikamızda bir holün kendilerine tahsis edilmesini istediler. Bu holü tamamen onları istediği gibi inşa ettik. Biz, onların makinelerinin ana gövdesini üreteceğiz, onlar da kendilerine ait holde makineyi işleyecek ve buradan ihraç edecekler. Ancak, 1-2 yılda Zimmermann da burada bir fabrika kuracak ve Almanya’daki üretiminin bir kısmını Türkiye’ye kaydıracak.”

Haberin orijinali görmek için tıklayın

Simşek Grup şirketleri ve aynı gruba ait Remo Makine Ltd.Şti firmasının, yalnızca bu sayfada alıntı yapılmış haberler ve duyurular ile ilgisi vardır.Bu sayfada alıntı yapılmamış ve link verilmemiş hiç bir internet sayfası yada haberle herhangi bir ilgisi yoktur.
Kamuoyuna duyurulur.
Remo Makine Basın yayın bölümü.

Basında Biz